ABD'de ortalama perakende benzin fiyatları, 1 Mart Pazartesi günü 3 doları aşarak, son üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu yükselişin temelinde, ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği hava saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve bölgedeki enerji akışının kesintiye uğraması yatıyor. Petrol fiyatlarındaki ani sıçrama, yakıt istasyonlarına yansıyan maliyet artışını kaçınılmaz kılıyor.
Ortadoğu'daki Çatışma ve Petrol Fiyatlarındaki Fırtına
Dünya petrol akışının yaklaşık beşte biri, Hürmüz Boğazı üzerinden geçiyor. ABD ve İsrail'in gerçekleştirdiği hava saldırılarında İran'ın Dini Lideri Ali Hamenei'nin hayatını kaybetmesi, Tahran'ın boğazdaki navigasyonu kapatmasına neden oldu. Bölgede en az üç tanker hasar gördü ve büyük taşıyıcılar bu geçidi kullanmamaya karar verdi. Bu gelişmeler, küresel petrol piyasasında gerginliği tırmandırdı.
Brent petrolünün küresel referans fiyatı, pazar gününde %10'luk bir artışla varil başına yaklaşık 80 dolara yükseldi. Analistler, Orta Doğu'nun yeni bir savaşa sürüklenmesi durumunda bu fiyatın varil başına 100 doları görebileceğini öngörüyor. Petrol fiyatlarındaki her 5 dolarlık artışın, benzin ve dizel fiyatlarında galon başına yaklaşık 12 senelik bir artışa yol açması beklenirken, bazı tedarikçiler toptan fiyatları galon başına 25 seneye kadar yükseltti.
Yakıt Stokları ve Piyasa Tepkisi
ABD'de benzin fiyatları, İran'a yönelik saldırıdan önce bile yükseliş eğilimindeydi. Çevresel düzenlemeler gereği yazlık yakıt üretimine geçilmesi ve yaz tatili sezonundaki talep artışı, fiyatları yukarı itiyordu. Ancak son 48 saatteki askeri eylemler, fiyat artışını çok daha hızlı ve sert hale getirdi.
Yine de piyasada bir tampon etkisi yaratıcı faktörler mevcut. ABD'nin benzin stokları, 20 Şubat itibarıyla 254,8 milyon varil seviyesindeydi ve bu miktar, 30 günlük bir arzı karşılıyordu. Bu seviyeler, küresel salgın döneminden bu yana en yüksek düzeylerde. Ancak analistler, bu stokların mevcut fiyat şoklarını tamamen dengelerken, piyasanın ilk saatlerdeki aşırı volatiliteyi (oyun oynama) yaşayabileceğini belirtiyor.
Ekonomik ve Siyasi Yansımalar
Bu fiyat artışı, ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçiler için Kasım ayındaki ara seçimlere giden süreçte önemli bir risk oluşturuyor. Tüketici enflasyonu, seçmenlerin en büyük endişeleri arasında yer alıyor. Trump, geçen yıl göreve döndüğünden beri benzin fiyatlarını düşürdüğünü iddia etse de, gerçekler şu an farklı bir tablo çiziyor. Beyaz Saray, dış politika hedeflerine ulaşmak için yüksek petrol fiyatlarının yaratacağı siyasi riskleri kabul etmeye hazır görünüyor.
ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi'nden (SPR) petrol çekilmesi seçeneği de masada. Eski Başkan Joe Biden, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası patlayan fiyatları kontrol altına almak için SPR'den tarihi bir çekim izni vermişti. Şu anki yönetimin bu rezervden tekrar yararlanıp yararlanmayacağı, fiyatların ne kadar yükseleceğine bağlı olarak netleşecek.
Analizler, petrolün fiyat hareketini ilk başlatıp, benzin fiyatlarının bunu daha yavaş takip edeceğini gösteriyor. Ancak son 48 saatteki gelişmeler, fiyatların 3,10 ila 3,25 dolar aralığına çok hızlı ulaşacağını işaret ediyor. Piyasaların ilk saatlerdeki fırtınalı hareketinden sonra, stokların varlığıyla birlikte fiyatların biraz daha sakinleşmesi bekleniyor.
İlk yayın: Investing.com | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye