ABD Başkanı Donald Trump, İran'da 'büyük çatışma operasyonlarının' (major combat operations) başladığını doğruladı. Güney Tahran'daki birkaç bakanlığın hedef alındığı haberleri, küresel piyasalarda şok dalgaları yaratıyor. Bu gelişme, sadece bölgesel bir çatışma değil, dünya petrol arzının %31'ini taşıyan Hormuz Boğazı'nın güvenliği için de ciddi bir tehdit olarak görülüyor. 2025 yılında boğazdan geçen ham petrol miktarı günde yaklaşık 13 milyon varil seviyesindeydi.
Çatışma Petrol Fiyatlarını Nasıl Sürükleyecek?
Uzmanlar, bu durumun Venezuela'daki krizden çok daha ciddi sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Venezuela'da petrol üretimi günde ortalama 800.000 varil seviyesindeyken, o ülkenin üretim zirvesi 1990'larda 3,5 milyon varile ulaşmıştı. Ancak Venezuela'nın petrolü, sadece belirli rafineriler için önemliydi. Buna karşılık İran, küresel enerji tedarik zincirinin kilit noktası konumunda. Market intelligence firması Kpler'in verilerine göre, 2025 yılında küresel deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık %31'i bu boğazdan geçiyordu.
Natixis'in Asya-Pasifik baş ekonomisti Alicia García-Herrero, pazartesi günü için 'riskten kaçınma' (risk-off) bir açılış öngörüyor. Ona göre petrol fiyatları %5 ile %10 arasında bir sıçrama yapabilir. Bu durum, ABD Hazine tahvilleri faiz oranlarının 5 ile 10 baz puan düşmesine neden olabilirken, küresel hisse senetlerinde %1 ile %2 veya daha fazla bir düşüşe yol açabilir. García-Herrero, yatırımcıları İran'ın tepkisini beklemeleri konusunda uyarıyor ve 'hiçbir kahramanlık bahsi' (no hero bets) yapmamaları gerektiğini vurguluyor.
Regim Değişimi mi, Kısa Çatışma mı?
Piyasaların tepkisi, çatışmanın süresine göre şekillenecek. Quantum Strategy'den David Roche, eğer bu operasyon kısa ve sınırlı kalırsa, petroldeki artış ve riskten kaçınma hareketinin de kısa süreli olacağını belirtiyor. Ancak durum 'regim değişimi girişimi' (regime change endeavor) olarak tanımlanan bir senaryoya dönüşürse ve üç ila beş hafta sürerse, piyasalar çok daha kötü tepki verebilir. Bu senaryoda yatırımcılar, daha geniş bir çatışma ve uzun süreli petrol kesintilerini fiyatlamaya başlar.
Bu senaryoda, ABD Doları, Japon Yeni ve altın gibi güvenli limanlara yönelim (flight to safety) artabilir. UOB Kay Hian'dan Kenneth Goh, Haziran 2025'te İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine saldırısı sırasında hisse senetlerinin açılışta keskin bir düşüş yaşayıp, boğazın aksatılmadığının anlaşılmasıyla toparlandığını hatırlatıyor. Ancak bu seferki durumun farklı olabileceği endişesi hakim. Global X ETFs'ten Billy Leung, Asya piyasalarının enerji arzına ve ticaret yollarına olan bağımlılığı nedeniyle, İran'ın uzun süreli bir karşılık vermesinin Asya piyasalarını özellikle vuracağını ve yüksek oynaklık (volatility) yaratacağını öngörüyor.
Türkiye ve Yerel Yatırımcı İçin Ne Anlama Geliyor?
Şu anki kur verilerine göre 1 ABD Doları 43,00 Türk Lirası seviyesinde işlem görüyor. Küresel petrol fiyatlarındaki %10'luk artış, Türkiye gibi enerji ithal eden ülkeler için enflasyonist baskıyı artırabilir. Ayrıca, Trump'ın daha önce tüm ithalatlara %15 gümrük vergisi artırımı yapacağını duyurmuş olması, küresel ticaretin zaten zorlandığı bir dönemde bu çatışmanın etkilerini daha da derinleştirebilir. ABD yönetiminin eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu ele geçirdiği iddiaları da bölgesel istikrarsızlığın boyutunu gösteren diğer bir detay.
Sonuç olarak, piyasalar şu an belirsizlik içinde. Florian Weidinger, Santa Lucia Asset Management'in Baş Yatırım Sorumlusu, bu durumun Venezuela'dan çok daha büyük yankıları olduğunu ve petrol fiyatlarının gelecek hafta daha şiddetli bir şekilde artabileceğini söylüyor. Yatırımcıların, İran'ın vereceği tepki ve çatışmanın süresi netleşene kadar temkinli davranması, riskten kaçınma stratejilerine yönelmesi ve dolar, altın gibi varlıklara bakması gerekebilir. Piyasaların ne kadar süre bu baskı altında kalacağı, çatışmanın üç haftalık kısa bir operasyon mu yoksa aylara yayılacak bir regim değişimi mi olduğuna bağlı olacak.
İlk yayın: CNBC | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye