Avrupa Birliği, yerli üretimi zorunlu kılan ve Çin'in küresel üretim hakimiyetine doğrudan yanıt veren "Avrupa'yı Al" kurallarını bu Çarşamba günkü duyurusuyla hayata geçirecek. Bu yeni düzenleme, stratejik sektörlerdeki yatırımcılara kamu desteği sunmak için %70 oranında yerli parça kullanımını zorunlu kılıyor. Özellikle elektrikli araç üreticileri, kamu parası almak istediklerinde araçlarının en az %70'ini AB içinde üretilmiş parçalardan oluşturmak zorunda kalacak. Bu hamle, enerji yoğun sektörler olan alüminyum ve çelik sanayilerini de kapsayan "Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası"nın temel taşını oluşturuyor.

Yerli Üretim Zorunluluğu ve Çin'e Gönderme

Bu düzenleme, 100 milyon Euro (yaklaşık 116 milyon Dolar) üzerindeki yabancı yatırımları doğrudan hedef alıyor. Kurallar, yatırımcının bulunduğu ülkenin ilgili küresel üretim kapasitesinin %40'ından fazlasına hakim olduğu durumlarda devreye giriyor. Bu ifade, açıkça Çin'in elektrikli araç bataryaları ve araç üretimindeki küresel hakimiyetine bir gönderme niteliği taşıyor. Yatırımcılar, bu koşulları karşılamadığı takdirde AB pazarına erişim ve kamu fonlarına erişim sağlayamıyor. Ayrıca, yabancı yatırımcıların AB şirketlerinde %49'dan fazla hisse sahibi olmasına izin verilmeyecek ve çalışanların en az %50'sinin yerli AB vatandaşı olması şartı getiriliyor.

Fransa, bu öneriyi öne süren lider konumda yer alıyor. AB Sanayi Bakanı Stephane Sejourne tarafından sunulacak olan teklif, AB'nin pandemi sonrası ve Ukrayna savaşı sonrasında yaşanan enerji kriziyle ortaya çıkan tedarik zinciri kırılganlıklarını aşmak için hayati görülen bir adımdır. AB Komisyonu, küresel rekabetin arttığı bu dönemde yerli işletmeleri korumadan endüstrinin kalmayacağını savunuyor. Ancak Almanya gibi AB'nin en büyük ekonomisi, bu katı kurallara karşı çıkarak "Avrupa ile Yapılan" yaklaşımının daha uygun olacağını belirtiyor. Bu görüşe göre, ticaret ortaklarının da dahil edildiği daha esnek bir model tercih edilmeli.

Yatırımcılar ve Küresel Tepkiler

Önerilen kurallar, AB dışındaki ülkelerde endişe yaratıyor. İngiltere, Kanada, Japonya ve Türkiye gibi ülkeler, bu kuralların ne kadar sıkı olacağı konusunda kaygılarını dile getiriyor. Özellikle Türkiye'nin, AB ile ticaret dengesindeki konumu nedeniyle bu yeni düzenlemelerden doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Paris merkezli Institut Montaigne'den Joseph Dellatte, AB pazarının dünyanın en değerli sanayi varlıklarından biri olduğunu ve bu pazarın şartlarını belirleme hakkının meşru olduğunu savunuyor. "Avrupa'nın endüstriyel kapasitesini güçlendirmek için şartlar koymak, korumacılık değil, meşru bir tedbirdir" diyor.

Stratejik Görüşler iklim düşünce kuruluşundan Neil Makaroff ise, AB vergi mükelleflerinin parasının Çin'in aşırı üretim kapasitesini desteklemek için değil, Avrupa'nın sanayi tabanını güçlendirmek için stratejik olarak kullanılması gerektiğini vurguluyor. Ancak Bruegel düşünce kuruluşundan uluslararası ticaret uzmanı Niclas Poitiers, AB'nin Çin ile rekabet etmek için daha iyi araçlara sahip olduğunu belirtiyor. AB'nin, haksız yabancı sübvansiyonları araştırmak ve bunlara karşı koymak için kullanabileceği mevcut kuralların, bu yeni yasadan daha etkili olabileceği öne sürülüyor.

Yeni Bir Yasal Çerçeve ve Gelecek

Bu düzenlemeler, AB'nin rekabet gücünü yeniden kazanma çabalarının sadece bir parçası. Bu ayın ilerleyen günlerinde AB, 27 ülkede start-up'lar için tek bir yasal rejim oluşturmayı da teklif edecek. Bu girişim, şirket kurulum sürelerini kısaltarak iş yapmayı kolaylaştırmayı ve yeşil teknoloji geliştirmeyi hedefliyor. AB, bu adımlarla hem yerli üretimi teşvik etmeyi hem de küresel tedarik zincirindeki bağımlılıkları azaltmayı amaçlıyor. Ancak, önerilen kuralların AB ülkeleri ve parlamentoda onaylanması gerekiyor. Almanya'nın muhalefeti ve diğer ülkelerin endişeleri, sürecin tamamlanma süresini etkileyebilir. Şu an için kuralların detayları taslak aşamasında ve değişiklik gösterebilir. Yatırımcılar, bu yeni düzenlemenin tam olarak nasıl uygulanacağını görmek için önümüzdeki haftaları dikkatle takip etmeli.

İlk yayın: Hurriyet Daily News Economy | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye