Bitcoin (BTC), üç günlük grafikte 2022 Haziranından bu yana ilk kez 'ölüm çizgisi' (death cross) sinyalini vererek piyasa katillerinin dikkatini çekti. Bu teknik formasyon, kısa vadeli 50 periyotluk hareketli ortalamasının uzun vadeli 200 periyotluk ortalamayı aşağı kesmesiyle oluşur ve genellikle yakın vadeli zayıflık dönemlerinin habercisi olarak kabul edilir. Bitcoin'in tarihsel verileri, bu sinyalin ardından bir ayda ortalama %35, üç ayda %20 değer kaybı yaşandığını gösteriyor. Ancak 12 aylık perspektifte bu kayıpların ardından %30'luk bir toparlanma eğilimi de görülüyor. Geçmiş üç döngüde Bitcoin, zirve noktasından ortalama %80 oranında bir düşüş (drawdown) yaşamıştı. 2022 yılında benzer bir kesişim, fiyatın yaklaşık %50 değer kaybetmesi ve 15.480 dolar seviyesine kadar inmesiyle sonuçlanmıştı.
Piyasadaki Korku ve Fiyat Hedefleri
Mevcut durum, Mart 2026 itibarıyla Bitcoin'in beş ay önce kaydedilen yaklaşık 126.270 dolarlık rekor zirvesinden %50 değer kaybetmiş olmasından kaynaklanan bir baskı altında. Analistler, özellikle 'Mister Crypto' olarak bilinen yorumcular, Bitcoin'in şu anda 'ayı piyasasının en acımasız kısmına' girdiğini belirtiyor. Piyasa duyarlılığı endeksi 14/100 seviyesinde 'Aşırı Korku' bölgesinde yer alırken, Bitcoin'in 66.920 dolar seviyesinde işlem gördüğü ve 24 saatlik değişiminde %1.0'luk bir artış kaydettiği görülüyor. Bu rakam, Türk lirası karşılığında yaklaşık 2.942.391 TL'ye tekabül ediyor. Analistlerin çoğunluğu, Bitcoin'in düşüşün sonuna gelip 30.000 ile 45.000 dolar arasında bir taban (bottom) oluşturabileceğini öngörüyor. Bu arada Ethereum ise 1.959 dolar seviyesinde, yaklaşık 86.140 TL karşılığında %1.1'lik bir yükselişle dikkat çekiyor.
Orta Doğu'daki Gerilim ve Para Politikası Beklentileri
Piyasanın bu kırılganlığı, jeopolitik gerilimlerle birleşince etkisi daha da büyüyor. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta gerçekleştirdiği saldırıların ardından İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı alarak geçiş yapan gemilere saldırmaya hazır olduğunu duyurdu. Bu durum, enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Eski BitMEX CEO'su Arthur Hayes, ABD'nin İran'daki 'ulus inşa' faaliyetlerinin maliyetli hale gelmesi durumunda, ABD Merkez Bankası'nın (Federal Reserve) para politikasında gevşemeye gidebileceğini savunuyor. Hayes'e göre, bu durum Merkez Bankası'nın 'fiyatı düşürüp para miktarını artırması' senaryosuna yol açabilir; yani enflasyonist baskılar altında daha geniş para politikasına geçilmesi, Bitcoin gibi varlıkların uzun vadede değer kazanmasını tetikleyebilir.
ETF'lerdeki İlgi ve Yatırımcı Davranışı
Her ne kadar teknik göstergeler ve jeopolitik riskler karamsar bir tablo çizse de, ABD'deki spot Bitcoin ETF'leri (borsa yatırım fonları) son dönemde güçlü bir alım dalgasına tanık oluyor. Verilere göre, ABD Bitcoin ETF'leri, haftalarca süren çıkışların ardından, geçen Pazartesi günü 458.20 milyon dolarlık net giriş (inflow) çekti. Bu rakam, piyasada 'düşüşten alım yapma' (dip-buying) stratejisinin geri döndüğünün güçlü bir işareti. Farside Investors verileri, bu girişin piyasa volatilitesinin arttığı, yani Orta Doğu'daki gerilimin tırmandığı bir dönemde gerçekleştiğini gösteriyor. Bu durum, yatırımcıların kriz anlarında bile Bitcoin'e olan ilgisini kaybetmediğini, aksine daha düşük fiyat seviyelerini fırsat olarak gördüğünü ortaya koyuyor. ABD Hazine Bakanı ve Merkez Bankası'nın olası adımlarıyla birlikte, Bitcoin'in önümüzdeki aylarda nasıl bir yol izleyeceği, hem teknik göstergeler hem de küresel siyasetin kesişim noktasında şekillenecek.
İlk yayın: CoinTelegraph | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye