ABD ve İsrail'in ortak askeri operasyonunda İran'ın Supreme Leader (Yüksek Lider) Ayetullah Ali Hamenei'nin öldürülmesi, Orta Doğu'da mevcut çatışmayı küresel bir enerji krizine dönüştürdü. Operasyonun ikinci gününde, İran'ın üst düzey komuta kadrosunun tamamına yakını etkisiz hale getirildi. Bu gelişmeler, küresel piyasalarda ani bir şok dalgası yaratarak petrol fiyatlarını 100 dolar/barrel seviyesine doğru itme riskini artırdı ve altın gibi güvenli liman varlıklarında rekor kırmaya iten bir talep yarattı.
Stratejik Merkezler Hedef Alındı ve Yönetim Krizi Başladı
Hafta sonu gerçekleştirilen hava saldırılarında, İran'ın en üst düzey askeri ve siyasi liderleri hayatını kaybetti. Ölümler arasında Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Komutanı Mohammad Pakpour, Savunma Konseyi Sekreteri Ali Shamkhani, Savunma Bakanı Aziz Nasirzadeh ve Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı Abdolrahim Mousavi yer alıyor. Bu kayıplar, İran'ın yönetim mekanizmasında büyük bir boşluk oluşturdu. İran devlet medyası, yeni bir Supreme Leader seçilene kadar ülkeyi yönetmek üzere üç kişilik bir geçiş konseyi kurulduğunu duyurdu. Ancak bu kriz ortamında, Tahran'da yüzlerce hedefin vurulması ve kitlelerin hem yas tutması hem de protesto etmesi, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdi.
İsrail'in Beit Shemesh kenti merkezinde bir füze saldırısı sonucu 8 kişi hayatını kaybetti. İran'ın acil servisleri, bu saldırının ardından bölgede yeni saldırıların devam ettiğini doğruladı. ABD Başkanı Donald Trump, herhangi bir tırmanışın 'ezici güç' ile karşılık göreceğini ve bombalama kampanyasının 'hafta boyunca veya gerekli olduğu sürece kesintisiz' devam edeceğini belirtti. İran ise, liderinin ölümü için 'acı verici' bir karşılık vereceğini ve ABD üslerine yeni saldırılar düzenleyeceğini açıkladı.
Havayolu ve Enerji Piyasalarında Durdurulamaz Bir Duraklama
Jeopolitik gerilimin en somut etkisi, küresel ulaşım ve enerji altyapısında hissedildi. Stratejik bir transit noktası olan Dubai Uluslararası Havalimanı, ani bir güvenlik önlemiyle kapatıldı. Bu karar, Emirates, Qatar Airways ve Etihad gibi Körfez'in dev havayollarının operasyonlarını sınırsız süreyle durdurmasına neden oldu. Uçak seferlerinde yaşanan büyük iptaller, bölgedeki ulaşımın felç olduğunu gösteriyor.
Enerji piyasalarında durum daha da kritik. Hürmüz Boğazı'ndan geçen bir petrol tankeri vuruldu, diğerleri ise rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. Bu durum, tedarik kesintisi endişelerini körükledi. Analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların derinleşmesi durumunda petrol fiyatlarının varil başına 100 dolara kadar fırlayabileceğini uyarıyor. HSBC stratejisti David May, bu çatışmayı '2025 İran çatışması' olarak nitelendirerek, piyasanın bu şoku zamanla sindirebileceğini ancak kısa vadede volatilite (fiyat dalgalanması) beklendiğini belirtiyor.
Yatırımcılar İçin Altın ve Hisse Senedi Stratejileri
Belirsizlik ortamında yatırımcılar, riskten kaçış (de-risking) eğilimi göstererek altın gibi güvenli liman varlıklarına yöneldi. Pepperstone'dan kıdemli araştırma stratejisti Michael Brown, altının açılışta yukarı yönlü bir boşluk (gap) atabileceğini ve izlenmesi gereken kritik seviyelerin ons başına 5.400 dolar ve Ocak ayının sonundaki rekor yüksek seviyesi olan 5.595 dolar olduğunu söylüyor. Ancak Brown, başlangıçtaki ani yükselişin zamanla eriyebileceğini de not düşüyor.
Hisse senedi piyasalarında ise Barclays, yatırımcıları temkinli olmaya çağırıyor. Barclays'ten Ajay Rajadhyaksha, S&P 500 endeksinin %10'luk bir düşüş yaşamasını beklemeyi öneriyor. Rajadhyaksha, şu anki risk-ödül oranının henüz çekici olmadığını ve piyasaların daha fazla tırmanış riskini fiyatlamadığını vurguluyor. 'İran'ın uzun süreli bir askeri kampanya sürdürme yeteneğinin sınırlı olması muhtemel' diyerek, bu saldırıların büyük ölçüde iç siyasi kitlelere yönelik bir mesaj olabileceğini ima ediyor. Ancak, daha geniş bir çatışma riskinin arttığını ve yatırımcıların 'dip alımı' (fiyat düşüşlerinde alım) için acele etmemesi gerektiğini ekliyor.
Geçmişte benzer jeopolitik şokların ABD hisse senetleri üzerinde sadece geçici etkiler yarattığı görülse de, bu seferki durumun farklı olabileceği endişeleri de beraberinde getiriyor. Petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yaklaşması ve Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık, küresel enflasyon baskısını yeniden artırma potansiyeli taşıyor. Türk yatırımcı için bu gelişmeler, döviz kurlarındaki hareketliliğin artması ve yerel varlıklarda volatilite yaşanması anlamına geliyor. Şu anki dolar/TL kurunun 43.96, euro/TL kurunun ise 51.90 seviyelerinde seyretmesi, küresel piyasalardaki bu kriz atmosferinin yerel ekonomiyi de etkileyebileceğinin bir işareti.
İlk yayın: Investing.com | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye