İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamenei'nin suikast sonucu hayatını kaybetmesi, 1979 devriminden bu yana İslam Cumhuriyeti'nin yaşadığı en tehlikeli krizi tetikledi. Bu olay, sadece bölgedeki siyasi dengeleri değil, küresel enerji piyasalarını ve finansal istikbarı da derinden sarsıyor. ABD ve İsrail'in İran'ın füze kapasitesini yok etme hedefiyle devam eden saldırıları, Hürmüz Boğazı'nda bir tıkanıklık riskini artırdı. Analistler, bu durumun petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasına neden olabileceğini uyarıyor. Aynı anda, belirsizlik ortamında ABD Doları değer kazanırken, yatırımcılar riskli varlıklardan uzak durma eğiliminde.

Rejimin Çöküşü mü, Sıkılaşma mı?

Khamenei'nin ölümü, İran rejiminin en kilit gücü olarak kabul edilen Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) elindeki güç dengesini sorgulatıyor. Ancak uzmanlar, rejimin tek bir lider etrafında değil, klerikal kurumlar, güvenlik aygıtı ve güç ağları arasında dağıtılmış otorite üzerine inşa edildiğini vurguluyor. Bu yapı, lider kaybına karşı dirençli olmasını sağlıyor. Ancak savaş baskısı ve iç gerilimler, bu direncin sınanıp sınanmayacağını belirleyecek.

Geçici bir liderlik konseyi, İran Dini Lideri'nin vefatından sonra devreye girdi. İran Dini Lideri Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Larijani, cumartesi günü bu geçiş sürecini yönetmek üzere bir konseyin kurulduğunu duyurdu. 88 üyeli Uzmanlar Meclisi, yeni liderin seçilmesinden sorumlu organ olarak görev alacak. Khamenei'nin son 12 aylık savaş döneminde tercih ettiği isimler olarak Gholam-Hossein Mohseni-Eje'i ve Hassan Khomeini gösterilmişti. Ancak savaş koşulları altında bu süreç, daha istikrarsız bir sonuca evrilebilir.

Uzmanlar, Devrim Muhafızları Ordusu'nun ideolojik olarak yumuşamayacağını, ancak sistemin hayatta kalması için taktiksel bir evrim geçirebileceğini belirtiyor. Eğer saha komutanları ve alt kademelerdeki yetkililer gelecekte bir umut görmüyorsa, bu ordu bile rejimi bir arada tutamayabilir. ABD ve İsrail'in stratejisi, sadece askeri kapasiteyi zayıflatmak değil, rejimin sadakatini test etmek ve iç karışıklığı körüklemek üzerine kurulu.

Piyasalar ve Petrolde 100 Dolar Sınırı

Bölgedeki gerilimin finansal yansımaları hızla şekilleniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki bir tıkanıklık riski, küresel enerji arzını tehdit ediyor. Analistler, bu durumun petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkmasına yol açabileceğini öngörüyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış, enflasyonist baskıları yeniden güçlendirebilir ve küresel büyüme beklentilerini zayıflatabilir.

Dolar, ABD-İsrail saldırılarının yoğunlaşmasıyla birlikte güçleniyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerdeki para birimleri üzerinde baskı oluştururken, ABD borsalarında da bir düzeltme rüzgarı estiriyor. Barclays, yatırımcılara S&P 500 endeksinde %10'luk bir düşüş gerçekleşene kadar alım yapmak için beklemelerini tavsiye ediyor. Bu tavsiye, piyasaların henüz istikrara kavuşmadığını ve daha fazla düşüş riski taşıdığını gösteriyor.

Bitcoin ve kripto para piyasaları, bu haberin bir yan etkisi olarak hareketleniyor. Ancak haberin ana odağı kripto para değil, jeopolitik riskler. Güvenlik endişeleri ve savaş riski, yatırımcıları nakite ve güvenli limanlara yönlendiriyor. Bu dönemde, volatilite artabilir ve risk iştahı azalabilir.

İran'ın askeri gücünün, füze kuvvetleri, hava savunma sistemleri ve üst düzey komutanlarının hedef alınması, rejimin savunma kapasitesini ciddi şekilde zayıflatmış durumda. Ancak sistem şu ana kadar bu darbeleri sindirmeyi başardı. Önümüzdeki günlerde, güvenlik devrinin bu baskı altında ne kadar dayanabileceği, yeni liderin kim olacağı ve halkın krize tepkisi belirleyici olacak. Bu üç faktör, bölgedeki siyasi çatışmanın derinleşip derinleşmeyeceğini veya yeni bir denge arayışına girileceğini belirleyecek.

İlk yayın: Investing.com | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye