Yeni York'taki bir federal yargıç, Uniswap merkeziyetsiz borsası (DEX) aleyhine açılan dolandırıcılık davasını ikinci kez reddetti ve bu kararın sona ermesiyle birlikte iddiaları kesin olarak çürüttü. Bu karar, sadece kripto para endüstrisi için değil, teknoloji sektörünün geleceği için de belirleyici bir emsal teşkil ediyor. Yargıç Katherine Polk Failla, platformların tarafsız altyapı sağladığı durumlarda, kötü niyetli aktörlerin bu araçları kötüye kullanması nedeniyle platformların sorumlu tutulamayacağını net bir şekilde ortaya koydu.

Kim Sorumlu? Altyapı mı, Yoksa Kötü Niyetli Aktörler mi?

Davanın özünde, yatırımcıların Uniswap arayüzü üzerinden işlem gören ve dolandırıcılık amacıyla kullanılan tokenler nedeniyle kaybettikleri paraların sorumluluğunu kimin üstlenmesi gerektiği sorusu yatıyordu. Davacılar, Uniswap'in bu dolandırıcılık faaliyetlerinden 100 milyon dolardan fazla ücret topladığını iddia etti ve platformun dolandırıcılığa "yardımcı ve destek verdiği" yönünde suçlama getirdi. İddiaya göre, Uniswap arayüzü üzerinden işlem gören tokenlerin %98'inden fazlası sahte veya dolandırıcılık amaçlıydı.

FBI'nin 2024 yılında kripto para yatırım dolandırıcılıklarından kaynaklanan kayıpların 6,5 milyar doları aştığını rapor etmesi ve Chainalysis'in 2025 yılında bu rakamın 17 milyar dolara ulaştığını tahmin etmesi, dolandırıcılık boyutunun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Ancak mahkeme, bu büyük kayıpların sorumluluğunu platformlara yüklemenin mantıksız olduğunu vurguladı. Yargıç Failla, 2023 yılında benzer bir "yardımcı ve destek" teorisini reddederken, davacıların asıl aradıkları kişilerin tanımlanamaz dolandırıcılar olduğunu, platformların ise sadece bir kurtarıcı (scapegoat) olarak görüldüğünü belirtmişti.

Mahkeme, bu durumu New York Borsası'nın (NYSE) sahte hisseler sattığı için sorumlu tutulamayacağı gerçeğiyle kıyasladı. Mantık aynıdır: Bir altyapı sağlayıcısı, araçlarını kötüye kullanan üçüncü şahısların eylemlerinden sorumlu tutulamaz. ABD İkinci Bölge Mahkemesi, 2025 Şubat ayında federal menkul kıymet davalarının reddedilmesini onaylayarak, akıllı sözleşme geliştiricilerinin platformun kötüye kullanılmasından sorumlu tutulmasının mantığa aykırı olduğunu vurgulamıştı.

Teknoloji Sektörü ve DeFi (Merkeziyetsiz Finans) İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, sadece kripto para dünyasıyla sınırlı kalmayacak. Yargıç Failla'nın görüşü, uygulama mağazaları, yapay zeka şirketleri ve ödeme işlemcileri gibi tüm teknoloji sektörüne yayılabilir. Eğer mahkemeler, erişim katmanındaki platformlara sorumluluk yüklerse, şirketler iki seçenek arasında kalacaktır: Sigorta primlerini ücretlere yansıtmak veya erişimi agresif şekilde kısıtlamak. Dolandırıcılığın yoğun olduğu ortamlarda, tek haneli bir sorumluluk marjı bile maliyetleri ciddi şekilde artırabilir veya platformların sıkı bir denetim (kürasyon) yapmasına neden olabilir. Bu ise merkeziyetsiz sistemlerin ortadan kaldırmayı hedeflediği sürtünmeyi yeniden yaratacaktır.

Davanın temel hukuki prensibi, ikincil sorumluluk için iki unsurun gerekliliğini vurguluyor: Suçluluğun spesifik olarak bilinmesi ve dolandırıcılığa maddi olarak yardımcı olacak önemli bir destek sağlanması. Sadece dolandırıcıların kullandığı genel amaçlı bir altyapı sağlamak, bu standartları karşılamıyor. ABD Yüksek Mahkemesi'nin Twitter v. Taamneh davasında benzer bir mantıkla, sosyal medya platformlarının terörizm için kullanılması nedeniyle sorumlu tutulmasını reddetmesiyle paralellik gösteriyor.

Gelecek Davalar ve Düzenleme Beklentisi

Davacılar, 2025 Mayıs ayında federal davaların reddedilmesinin ardından, eyalet hukuku temelli ikinci bir düzeltilmiş şikayet dosyaladılar. Ancak bu ay yapılan karar, eyalet hukuku iddialarını da "ile daimi olarak reddedildi" (with prejudice) şeklinde kapattı. Bu, davacıların aynı iddiaları tekrar açmalarını engelliyor.

Yargıç Failla, finansal piyasalardaki anonimliğin düzenlemeyi gerektirecek kadar sorunlu olduğu görüşünü, ancak bu kararın mahkemeler tarafından değil, Kongre tarafından verilmesi gerektiğini belirterek sonlandırdı. Gelecekteki davalar, muhtemelen "önerilen" token listeleri veya öne çıkan ticaret çiftleri gibi daha kısıtlı yüzeylere odaklanabilir. Davacılar, bu tür öne çıkan yüzeylerin, platformun dolandırıcılığı bilip desteklediği yönünde ikna edici bir kanıt oluşturabileceğini iddia edebilir. Ancak şu anki hukuki zemin, platformların sadece tarafsız bir altyapı sağladığı sürece, kullanıcıların kötüye kullanımından sorumlu tutulamayacağı yönünde güçlü bir koruma sağlıyor.

Türk yatırımcılar için bu karar, merkeziyetsiz finans (DeFi) ekosistemindeki risklerin kaynağının platform geliştiricilerinden ziyade, dolandırıcılar ve kötü niyetli aktörler olduğunu hatırlatıyor. 17 milyar dolarlık dolandırıcılık hacmi, güvenlik önlemlerinin ve kullanıcı bilinçliliğinin ne kadar kritik olduğunu gösterirken, yasal korumanın da bu gerçeklere dayalı olarak şekillendiğini ortaya koyuyor.

İlk yayın: CryptoSlate | Analiz ve yorum: Rumour Team Türkiye